Yazı Detayı
22 Ağustos 2022 - Pazartesi 10:03
 
SEÇİM EKONOMİSİNE DOĞRU!
Bayram AKMEŞE
 
 

Merkez Bankası, ağustos ayı PPK toplantısında sürpriz bir kararla beklentilerin aksine para politikasında gevşemeye giderek tabiri caizse ters köşe yaparak 100 baz puanlık faiz indirimine gitti.

Uzun bir aradan sonra Hükûmet'in yeni ekonomi politikalarına paralel olarak sabit tuttuğu politika faizini %13'e indirerek "Türkiye Ekonomi Modeli" vizyonuna bir adım daha atarak katkıda bulunmuş oldu. Akabinde piyasaların nabzı da bu beklenmedik hamle ile hızlıca şekillenerek gerekli aksiyonu almış oldu.

 

Dolar başta olmak üzere diğer menkul kıymetler ise Türk Lirası karşısında tekrar değer kazandı. Peki nedir bu Türkiye Ekonomi Modeli, kısaca anlatmakta fayda görüyorum.

Türkiye Ekonomi Modeli, mümkün olan en düşük faiz politikası ve buna bağlı olarak yapılan kredi düzenlemeleri ile şirketlere düşük faizli kredi sağlayarak üretimi ve istihdamı artırmayı hedefleyen, ithalatı azaltarak kontrol altına alıp ihracatı artırmaya, turizm ve diğer bacasız sanayi alanlarında ülkeye döviz akışı sağlayıp aynı zamanda enflasyonu da tek haneli rakamlara çekmeyi hedefleyen Türkiye piyasa şartlarına ve iktisadına göre hazırlanmış geniş kapsamlı bir projedir.

 

Projenin startı geçen yılın Eylül ayında verildiğinde sn. Cumhurbaşkanı kısaca "faiz sebep enflasyon sonuçtur" mottosuyla harekete geçilmesini istemişti. Ancak proje geniş kapsamlı ve derin olmasına rağmen kısa vadede düşük faizin düşük enflasyona sebep olmadığı hepimizin malumu oldu.

 

Nitekim iktisat literatürü de faiz ve enflasyon arasındaki ilişkinin ters orantılı olduğunu söylemekte. Zaten proje uygulamaya konulmadan hemen önce yıllık enflasyon oranı yaklaşık %20 iken bugün %79.60 enflasyon ülkemize hakim olmuş durumda.

Ancak uzun vadede projenin uygulaması cari yıl hedeflerine ulaştığı takdirde fiyat istikrarı sağlanarak makro ekonomik ve makro ihtiyati politikaların zamanında hayata geçirilmesi ile proje hedeflerine ulaşacaktır.

Bütün bunlar yaşanırken Merkez Bankası'nın 7 ay sonra parasal gevşemeye gitmesinin asli sebebinin kredi faizlerinin politika faizlerine doğru orantılı olarak düzenlenerek ticari kredileri canlandırmak olduğunu düşünüyorum. Çünkü ticari krediler ivmelendiği zaman üretim artar ve bunun sonucunda enflasyonun dizginlenmesi beklenir.

Bunun haricinde MB rezervlerinin son iki haftada yaklaşık 12.5 milyar dolar artış göstermesi, Türkiye risk priminin 900'den 700'lü puanlara gerilemesi, enerji fiyatlarının düşmesi ve Türkiye'nin öncülüğünde tahıl krizinin çözümü de PPK kararlarına etki ettiği şüphesizdir.

Bir diğer sebep olarakta cari yıl büyüme oranının geçen yılın büyüme oranı olan %11'i geride bırakarak yine proje doğrultusunda büyümeyi yukarılara taşımak istendiği söylenebilir. Aslında bu durumu seçimlere bağlamakta mümkün.

 Çünkü Türkiye'nin en önemli seçimlerinden biri olacak olan 2023 seçimlerine Hükûmet'in tek haneli faiz ve yüksek büyüme oranı ile girerek azımsanmayacak bir oy kitlesine ulaşmak istediğini de söylemek mümkün. Ancak büyüme oranı ne olursa olsun kişi başına düşen milli gelir ve satın alma gücü artmadıkça, enflasyon dizginlenmedikçe, ekonomik büyüme vatandaşa sirayet etmediği sürece sandıktan beklenmedik ve alışılmadık bir cevap gelecektir.

 

Zira birkaç yıl öncesine kadar Türkiye'nin en önemli sorunu nedir diye sorulduğunda ilk cevap terör ve güvenlik iken bugün ilk sıraya ekonomi yerleşmiş durumda. Öyle ki geçtiğimiz günlerde Suriye'ye dönen bir grup mülteciye neden döndükleri sorulduğunda bir mültecinin "herşey çok pahalı, artık Türkiye'de geçinemiyoruz" diye verdiği cevap hâlâ akıllarda.

Tüm bunlara rağmen Hükûmet'in seçimlere kadar enflasyonu makul bir düzeye taşımak mecburiyetinde olduğunu ve enflasyona karşı son silah olarakta baz etkisini sakladığını hatırlatmak isterim, tabi faizlerde olası bir artışa gidilmediği sürece.

 
Etiketler: SEÇİM, EKONOMİSİNE, DOĞRU!, ,
Yorumlar
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1
Haber Yazılımı